Macit Özcan Spor Tesisleri'nde gerçekleştirilen halk oyunları kursunda kursiyerler, Anadolu'nun farklı yörelerine ait halk oyunlarını öğrenerek hem kültürel mirası yaşatıyor hem de 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerine hazırlanıyor.
Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen kursta katılımcılar; Muş'tan Burdur'a, Trakya'dan Karadeniz'e uzanan geniş bir repertuvar eşliğinde eğitim alıyor. Halk oyunlarının farklı yörelere özgü figürlerini öğrenen kursiyerler, kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunmayı amaçlıyor.
İlk hedeflerini 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerinde sahne almak olarak belirleyen kursiyerler, gösteriler için yoğun tempoda çalışmalarını sürdürüyor.
"Birçok Yöremize Ait Oyunları Öğretiyoruz"
Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde Halk Dansları Eğitmeni olarak görev yapan Kadir Taşur, kursun içeriğine ilişkin bilgi verdi.
Amaçlarının Anadolu'nun zengin kültürel mirasını halk oyunları aracılığıyla yaşatmak olduğunu belirten Taşur, şu ifadeleri kullandı:
"Kursumuz, potpuriden oluşan birçok yöremize ait oyunlardan oluşuyor. Şu an Muş yöresinden 'Meryem Oyunu' oynuyoruz. Burdur yöresi 'Teke' oyunlarından derleme adımlar kullanıyoruz. Bunun yanı sıra Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne bölgesinden ağır roman ve hızlı roman adımlarıyla oluşturulan bir çalışma yürütüyoruz. En sonunda da Trabzon ve Rize yörelerine geçerek finalimizi yapacağız."
Taşur, kursiyerlerin ilk hedefinin 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerinde sahne almak olduğunu belirterek, kursun yalnızca bu organizasyonla sınırlı kalmayacağını söyledi.
"Kursumuz sürekli açık olacak ve yeni kursiyerleri kabul edecek." diyen Taşur, halk oyunlarına ilgi duyan herkesi kursa katılmaya davet etti.
Kursiyerler Kültürle Buluşuyor
Kursa katılan Hasan Soyer ise halk oyunlarına ilkokul yıllarından bu yana ilgi duyduğunu belirterek, kursu Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal medya hesapları aracılığıyla öğrendiğini söyledi.
Uzun süredir halk oyunları eğitimi alabileceği bir kurs aradığını ifade eden Soyer, şunları kaydetti:
"İlkokuldan beri halk oyunlarına ilgiliyim ve çoğu halk oyununu biliyorum. Uzun zamandır da araştırma yapıyordum, fakat etkin bir halk oyunları kursu bulamamıştım. Bu kursu görür görmez gelmek istedim. Kültürümü, halk oyunlarını sevdiğim ve oynarken de bedenen ve ruhen rahatladığım için buraya gelmek istedim."
Kurs, sanatın birleştirici gücüyle farklı yaş gruplarından katılımcıları bir araya getirirken, Anadolu'nun zengin halk oyunları kültürünü yaşatmaya devam ediyor.
