Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Ankara'da gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Orta Doğu'daki gelişmeler ve Türkiye'nin jeopolitik konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Ankara'nın tarihî ve stratejik önemine vurgu yaparak başlayan Bahçeli, başkentin geçmişte bağımsızlık mücadelesinin merkezi olduğunu, bugün ise uluslararası güvenlik ve diplomasi açısından önemli bir merkez haline geldiğini söyledi.

"NATO Zirvesi Sıradan Bir Diplomasi Faaliyeti Değildi"

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin yalnızca rutin bir diplomatik toplantı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, zirvede ittifakın geleceği ve küresel güvenlik mimarisine ilişkin önemli başlıkların ele alındığını belirtti.

Bahçeli, konuşmasında NATO Zirvesi'nde müşterek savunma politikaları, Ukrayna'ya verilen askeri destek, savunma sanayiinde ortak üretim, Avrupa'nın güvenlik politikaları, İran'ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Suriye, Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan başta olmak üzere birçok stratejik konunun görüşüldüğünü ifade etti.

Müttefikliğin yalnızca açıklamalardan ibaret olmadığını belirten Bahçeli, gerçek ittifakların dayanışma, adalet, paylaşım ve samimiyet üzerine kurulması gerektiğini söyledi.

İran ve Bölgesel Gelişmelere Değindi

Bahçeli, NATO Zirvesi devam ederken uluslararası gündemin Hürmüz Boğazı ve İran'daki gelişmelere yöneldiğini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile mutabakat sürecine ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.

Kısa süre önce bölgeye umut veren mutabakat sürecinin etkisini yitirdiğini ve İran topraklarının yeniden bombalanmasının barış umutlarını zedelediğini ifade eden Bahçeli, devletler arasında yapılan mutabakatların güvenilirliğinin korunmasının önemine dikkat çekti.

"Avrupa Birliği Türkiye Gerçeğini Görmeli"

Konuşmasının önemli bölümünü Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine ayıran Bahçeli, NATO Zirvesi sonrasında Avrupa'nın Türkiye ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa'nın enerji arz güvenliği, düzensiz göç, savunma kapasitesi, ekonomik rekabet ve demografik sorunlar gibi birçok alanda yeni bir döneme girdiğini belirten Bahçeli, bu süreçte Türkiye'nin stratejik öneminin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.

Bahçeli, "Türkiye'nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye'nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir." dedi.

"Üyelik Süreci Siyasi Ön Yargılarla Değerlendirildi"

Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin üyelik sürecinde teknik kriterlerden ziyade siyasi yaklaşımlarla hareket ettiğini savunan Bahçeli, açılması gereken müzakere başlıklarının engellendiğini, verilen sözlerin tutulmadığını ve Türkiye'nin beklentilerinin karşılanmadığını ifade etti.

Bu yaklaşımın yalnızca Türkiye'ye değil Avrupa Birliği'ne de zarar verdiğini dile getiren Bahçeli, Avrupa'nın Türkiye'yi dışarıda bırakarak kendi stratejik vizyonunu daralttığını söyledi.