Yapay zekâ teknolojilerinin iletişim sektöründe oluşturduğu dönüşüm, üniversitelerde verilen iletişim eğitimini de yeniden şekillendiriyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim mesleklerinin nasıl değiştiğini, öğrencilerin bu dönüşüme nasıl hazırlandığını ve geleceğin iletişim profesyonellerinde hangi becerilerin öne çıkacağını değerlendirdi. Atalay, geleceğin iletişim mezunlarının algoritmaları yöneten, yapay zekâyı doğru kullanan ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacağını söyledi.
İletişim teknolojilerindeki hızlı gelişimin bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ancak aynı zamanda anlam üretme ve sağlıklı iletişim kurma süreçlerini de zorlaştırdığını belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, günümüzün hiper bağlantılı dünyasında güçlü iletişim becerilerinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini ifade etti.
Akıllı telefonlar ve sosyal medya platformları sayesinde herkesin sürekli iletişim halinde olduğunu söyleyen Atalay, bu ortamda iletişim eğitiminin hem bireysel hem de profesyonel yaşam açısından önemli avantajlar sağladığını dile getirdi.
“Yapay zekâ analiz edebilir ama insan gibi hissedemez”
Yapay zekânın içerik üretim süreçlerinde önemli kolaylıklar sunduğunu belirten Atalay, buna rağmen insan yaratıcılığının ve duygusal zekânın önemini koruduğunu vurguladı.
Gelecekte insan ile yapay zekânın birlikte çalışacağı bir dönemin öne çıkacağını ifade eden Atalay, yapay zekâ araçlarının çok kısa sürede çok sayıda içerik üretebildiğini ancak bu içeriklerin toplumsal karşılık bulup bulmayacağını belirleyen unsurun insan deneyimi olduğunu söyledi.
“Yapay zekâ insanı analiz edebilir ancak insan gibi hissedemez. Bir fikrin toplumda karşılık bulup bulmayacağını, insanların duygularına dokunup dokunmayacağını belirleyen unsur hâlâ insan deneyimidir.” diyen Atalay, yapay zekâ ile içerik üretiminin yaygınlaşmasının bilgi kirliliği ve yapay içeriklerin artmasına da neden olacağını ifade etti.
Bu nedenle gelecekte gerçek deneyime, özgün bakış açısına ve insan dokunuşuna sahip içeriklerin daha fazla değer kazanacağını belirtti.

İletişim eğitimi yapay zekâya göre yeniden şekilleniyor
Prof. Dr. Gül Esra Atalay, iletişim fakültelerinde eğitim programlarının da yapay zekâ çağının ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlendiğini söyledi.
Öğrencilere yapay zekâyı bir rakip değil, çalışmalarını kolaylaştıran akıllı bir yardımcı olarak kullanmayı öğrettiklerini belirten Atalay, fakülte müfredatlarında yapay zekâ odaklı derslerin zorunlu hale getirildiğini ifade etti.
Öğrencilerin yalnızca yapay zekâ araçlarını kullanmayı değil; üretilen içerikleri analiz etmeyi, doğrulamayı ve etik kurallar çerçevesinde değerlendirmeyi de öğrendiğini dile getiren Atalay, bölümlere göre farklı içeriklerin hazırlandığını söyledi.
Gazetecilikte yapay zekâ, görsel iletişim tasarımında üretken yapay zekâ, reklamcılıkta yapay zekâ uygulamaları, halkla ilişkilerde yapay zekâ ve radyo-televizyon ile sinemada yapay zekâ destekli film yapımı gibi derslerle öğrencilerin geleceğin çalışma hayatına hazırlandığını ifade etti.

Dijital okuryazarlık ve etik beceriler ön plana çıkıyor
Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte deepfake içerikler, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerinin de arttığını belirten Atalay, iletişim profesyonellerinin bu alanlarda yeni yetkinlikler kazanmasının zorunlu hale geldiğini söyledi.
Veri ve algoritma okuryazarlığının artık iletişimciler için temel beceriler arasında yer aldığını ifade eden Atalay, algoritmaların nasıl çalıştığını anlayabilen, dijital içeriklerin arkasındaki mekanizmaları analiz edebilen ve manipülasyon yöntemlerini tespit edebilen iletişimcilerin öne çıkacağını dile getirdi.
Geleceğin iletişim profesyonellerinin doğrulama araçlarını etkin şekilde kullanabilen, dijital itibar yönetimini yürütebilen ve yapay zekâ kaynaklı krizlere hızlı çözüm üretebilen kişiler olacağını belirten Atalay, telif hakları, veri güvenliği ve etik konuların da iletişim eğitiminin temel başlıkları arasında yer aldığını söyledi.
Gazetecilikten reklamcılığa, halkla ilişkilerden dijital medya yönetimine kadar tüm iletişim alanlarında meslek tanımlarının değiştiğini ifade eden Atalay, gelecekte iletişim profesyonellerinin yalnızca içerik üreten değil, üretilen içeriği analiz eden, strateji geliştiren ve güven oluşturan uzmanlar olarak öne çıkacağını vurguladı.
