Ticaret Bakanlığı destekleriyle Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından yürütülen "Tekstil Sektöründe Sosyal Uygunluk Kapasitesinin ve Çevre Kabiliyetinin Geliştirilmesi ile İhracatın Arttırılması UR-GE Projesi" kapsamında SA 8000 Sosyal Uygunluk Yönetimi Eğitimi düzenlendi.

Eğitimde, INTERTEK Türkiye Teknik Yöneticisi ve SA 8000 Kıdemli Baş Denetçisi Serap Tümen, SA 8000 Sosyal Uygunluk Standardı'nın temel prensipleri, belgelendirme süreci ve firmalara sağladığı katkılar hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi.

UTİB tarafından gerçekleştirilen eğitim programında Serap Tümen, sosyal uygunluk denetimlerinin firmalara sağladığı faydalara değinerek sunumuna başladı. Marka tanınırlığını korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan SA 8000 Standardı'nın detaylarını paylaşan Tümen, sistemin uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren firmalar açısından önemini anlattı.

Prestij, daha güvenilir bir tedarik zinciri oluşturulması ve verimlilik artışı gibi birçok avantaj sağlayan SA 8000 standardının gerekliliklerini ayrıntılı şekilde aktaran Tümen, belgelendirme sürecinin tüm aşamalarını da katılımcılarla paylaştı.

"SA 8000 marka imajı ve sürdürülebilir büyüme açısından önemli"

Serap Tümen, SA 8000 standardının firmalara yalnızca belgelendirme avantajı sağlamadığını, aynı zamanda kurumsal itibarı güçlendiren önemli bir sistem olduğunu belirtti.

Tümen, "Marka imajının artırımında SA 8000 çok önemli bir husus. Uluslararası standartlarda büyümenin temel taşı olarak gören SA 8000, sisteme güvenin artırılması ve işçi verimini artırarak kârlılık payını ciddi şekilde artıran bir belge niteliği taşımaktadır. İşçi hakları, işçi sağlığı, güvenliği ve refahını önceleyen bu sistem sayesinde, gelişimin sürdürülebilir olması hedeflenmektedir." ifadelerini kullandı.

SA 8000 standardının tarihçesine de değinen Tümen, sistemin gönüllülük esasına dayandığını belirterek çocuk işçiliği ve zorla çalıştırma gibi alanlarda önemli bir koruma mekanizması oluşturduğunu söyledi.

Belgelendirme sürecinin iki aşamalı bir denetimden oluştuğunu ifade eden Tümen, tüm süreçleri başarıyla tamamlayan firmaların sertifikalandırılarak SA 8000 standardına uygun işletme olarak belgelendirildiğini anlattı.

Serap Tümen, "Gönüllülük esasına dayalı bu sistem, çocuk işçilik, zorla çalıştırma gibi pek çok alanda bir savunma mekanizması yaratıyor. Belgelendirme sürecinde iki aşamalı bir denetim süreci bulunuyor. Tüm aşamalarıyla incelenen firma hak edişe bağlı olarak sertifika verilerek, SA 8000'e uygun şeklinde nitelendiriliyor. Bu da işçi ve yönetim arasındaki bağı güçlendiren ve verimliliği hat safhaya taşıyan prestijli bir sürecin kapılarını aralamamıza olanak tanıyor." dedi.

Sosyal Performans Ekibi'nin görevleri anlatıldı

Eğitimin sonunda SA 8000 standardının en önemli unsurlarından biri olan Sosyal Performans Ekibi'nin yapısı ve görevleri de ele alındı.

Serap Tümen, ekip sayesinde işletmelerde risklerin belirlenebildiğini ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışının geliştirilebildiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

"Sosyal Performans Ekibi sayesinde risklerin saptanmasının ardından oluşturulacak köprünün, sistemde bulunan ve işleyişe zarar veren verilerini ortaya koyarak çözüm odaklı bir yapının oluşmasını sağlıyor. Bu da sistemin kendi kendisini iyileştiren ve geliştiren bir yapıya dönüşmesinin önünü açıyor."

Katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından eğitim programı sona erdi.